Kütüphane

Ancotar’ın Günlüğü

Yaşam üretmeye çalışan bir büyücünün deneyleri ve kalıcı görünmezlik büyüsüne uzanışı.


12 Nisan: Bugün doğal yaşam üretimi ile ilgili büyük projeme başlıyorum. Önümde zorlu günler olacaktır elbette, lakin eğer başarılı olursam, tarihteki büyük büyücüler arasına ismimi yazdırabileceğim.

23 Nisan: Empedocles’in notlarıyla bir solıcan bile üretemedim. İtibarının fazla abartıldığını düşünüyorum.

3 Mayıs, Salı: Empedocles haklıydı! “Güneş ışığı”nın “kavurucu sıcak” diye yanlış tercüme edilmiş olması, önceki sorunlarımı açıklıyor. Şimdiden itibaren tüm risklere rağmen, yalnızca orijinal daedrik üzerinde çalışacağım.

Cuma (Mayıs ortaları?) : Yerel köylüler, gürültü hakkında şikayete geldi. Sorun olmadığına dair onlara güvence verdim.

Pazartesi (sanıyorum) : Bugünkü deney tahminimdekinden daha iyi gitti. Üretilen sıçan sayısı şaşırtıcı olmasına rağmen, hepsi oldukça uysaldı, tıpkı Malham’ın öngürüsü gibi (deneysel olarak kanıtlayan bir tek benim elbette!).

Çarşamba: Yine köylüler. Yine şikayet. Sanki hiç sıçan görmemişler hayatlarında! Başımı ağrıtmaya başladılar artık.

Korkunç bir engele takıldım. Galerion’un Dokuzlar Yasası değiştirilemiyor! Eğer üretilen yaşam, kaynak kübünü aşamazsa, bu araştırmanın sonucu çıkmaza varabilir. Bu engeli aşmak için bir ipucu bulabilir miyim diye Empedokles’in yazıtlarını yeniden okumalıyım.

Sonraki gün: Yerlilere katlanamıyorum! Ben ormanda yürürken, biri laboratuvarıma girip hazırladığım çözeltiyi dökmüş — saflaştırılmış cinperi safrasının neredeyse hepsi boşa gitti!

İki gün sonra: Kalıcı görünmezlik tezine dair notlarımı buldum. Teoriyi uygulamaya geçirmek için iyi bir zaman!

Bugün: Büyü işe yaradı! Kusursuz bir görünmezlik değil, elbette (Vanto’nun Üçünsü Yasası), lakin düşündüğümden daha güçlü. Ve Profesör Traven’in öngördüğü hiçbir yan etkisi yok. Ha ha, gençliğimde bile büyüklerimden daha ilerideymişim. Şimdi esas işime rahat rahat dönebilirim.