Kütüphane

Bir Kın Kanat’ın Hayatı

Kın Kanatların yuvasında yaşayan bir gözlemcinin bu yaratıkların yaşam döngüsü üzerine notları.


Kaçıklar Adası’nda yaratıkların arasında kendime biçtiğim hayat çok tuhaf bir yaşam. Bu Kınkanatlar -şu ana kadar ki en nazik hayvanlar- kendileri aralarında beni memnuniyetle kabul ettiler. Onların yuvasında kendi evimdeymiş gibi yaşıyorum ve tabi ki de sıcak aile yuvalarının da bir parçasıyım.

Kınkanatlar ile karşılaşanlar histerik olarak görünüşlerinden rahatsız olur. Boyutları bile yeterlidir bu konuda. Tam erişkinliğe ulaşan bir birey, insan boyutuna kadar erişebilir. Böcek arkadaşlarımla ilk karşılaştığımda, göğüslerinin yaşamları için hayati öneme sahip irin ürettiklerini sandım. Gerçekte göğüsleri bu soylu yaratıkların yaşamlarının başladığı yerdir.

Bununla beraber göğsün üzerindeki sivri noktada toplanan irinin önemi göz ardı edilemez. Bu değerli maddeyi çoğu kişi asidik ve ekşi olarak tanımlar (bence harikulade bir tadır var). Bu irin çok önemli bir amaca hizmet eder. Etraftaklarındaki canlıları felç eder, böylece Kınkanatlara karşı koyulamaz. İşte güzelliğin yeri burasıdır.

Uygun bir yumurtlayacak av ararken kendisini karşı tarafa kabul ettirmeye zorlar. Biyolojik olarak bu amaç için karşı tarafın nefes alıyor olması yeterlidir. Dişi Kınkanatların en basit kurttan en zeki simyacı Khajiite kadar çeşitli kurban seçtiğine tanık oldum. Her seferinde kurban dikkatlice seçilir. Oh, bu arada Adadaki çiftçilerin “Kınkanatların tüm canlılara saldırıyor” dediklerini biliyorum, ama gördüklerimden sonra kurbanlarını dikkatlice seçtiklerine şahit oldum.

Kurbana irin aktarılır ve kanı tatlı bir şekilde uyuşturulur. Kınkanat’ın kurbanını sokması onları gevşetip rahatlatır. Yumurtaların yerleştirileceği kurban normal haline dönmeden önce Kınkanat yumurtaları kurbanın yarasına enjekte eder. Yumurtalar kurbanın vücut ısısı sayesinde gelişir ve yine üzerinde bulunduğu kurbanın canlı ve taze etinden beslenir. Daha sonra yumurtalardan yavrular çıkar ve yaşam döngüsü devam eder.