Efsanevi peygamber Veloth’un önderliğinde, bugünkü Summerset Adası’ndaki Altmer kültürlerinden sürgün edilmiş Dunmer ataları, Morrowind Bölgesi’ne ulaştılar. İlk zamanlarda Nord deniz korsanları tarafından taciz ediliyor ve baskı görüyorlardı. Dağınık Dunmer kabileleri Büyük Hane klanlarının ataları ile birleşip Nordları uzaklaştırdılar ve sonraki baskınlara başarıyla karşı koydular.
Dunmer kabilelerinin eski atasal ibadeti zamanla Tribunal Tapınağının monolitik teokrasisi tarafından hükümsüz kılındı ve Dunmerlar Resdayn adında büyük bir millet haline geldiler. Resdayn, Tiber Septim’e boyun eğen son vilayetlerden biriydi; Kara Bataklık gibi hiçbir zaman tam olarak işgal edilemedi ve bir antlaşma ile Morrowind Vilayeti adı altında İmparatorluk ile birleşti.
İmparatorluk ile birleşmeden neredeyse 400 yıl sonra; İmparatorluk geleneksel yerel hükümetin çoğu görevini Beş Büyük Hane’nin Yönetim Konseyi’ne vermiş olmasına rağmen Morrowind hala göstermelik bir kral ve İmparatorluk Lejyonunun kontrolündedir.
Önceleri İmparatorluk koruması altında bir Tapınak olan Vvardenfell, 3. Çağ 414’te İmparatorluk İl Bölgesi olarak yeniden düzenlenmiştir. Ateşkes’ten beri Tapınak tarafından yönetilen Vvardenfell bölgesi, yine Tapınak tarafından onaylanmış birkaç Büyük Hane’nin yerleşimi dışında boş ve gelişmemişti. Ama asırlık Tapınak’ın ticaret ve yerleşim yasağı Morrowind Kralı tarafından reddedildiğinde İmparatorluk kolonicileri ve Büyük Dunmer Hanesi Vvardenfell’e gelip eski yerleşim yerlerini genişletti ve yenilerini yaptılar.
Yeni bölge; her biri yerel Hane Konseyleri ve Tapınak Rahipliği tarafından ayrı ayrı yönetilen ve Dük Dren ile Ebonheart’taki İlçe Konseyi’nin fikir ve kararlarına bağlı olan Redoran, Hlaalu, Telvanni ve Tapınak ilçelerine ayrıldı. Yerel kanunlar İmparatorluk ve Hane kanunlarının bir karışımı haline geldi; Tapınak ve İmparatorluk kuralları Tapınak bölgesinde Ordinatorlar tarafından, yerel kanunlar ise Hane ve Lejyon askerleri tarafından uygulatıldı. Tapınak hala çoğunluğun dini inanışının merkezindedir ama Dokuz İlahlara ibadet, lejyon tarafından korunur ve İmparatorluk tarikat görevleri ile teşvik edilir.
Tapınak Bölgesi; Vivec şehri, Ruhgeçit ve tüm kutsal veya din dışı alanlar dahil Vvardenfell’deki bütün yerleşilmemiş ve ıssız bölgeleri içerir. Pratikte, bu bölge Vvardenfell’in Redoran, Hlaalu ve Telvanni haneleri tarafından üzerinde hak iddia edilmeyen tüm bölümleridir. Tapınak inatçı bir biçimde bölgelerindeki gelişmeyle savaştı ve başarılı da oldu.
Hlaalu Hanesi, İmparatorluk kolonicileri ile birlikte yeni ve dinç bir yerleşim ve gelişim kampanyasına girişti. Düzenlemelerin ardından gelen yıllarda Balmora ve Askadya Adası bölgeleri durmadan büyüdü. Kaldera ve Pelagiad tamamıyla yeni yerleşimlerdi ve tüm lejyon kaleleri daha büyük garnizonlara yerleşmeleri için genişletilmişti.
Normalde tutucu ve soyutlayıcı olan Telvanni Hanesi, şaşırtıcı bir biçimde geleneksel kule köylerinin ötesinde yapılan bu genişletilmeye kızmıştı. Telvanni önderleri; diğer Hanelerin, Tapınak’ın, Dük’ün ve Bölge Konseyi’nin protestolarını hiçe sayarak Tapınak’a ayrılmış vahşi bölgelerde yayıldılar. Telvanni Konseyi bu yerleşimler için sorumluluk kabul etmese de, Telvannili hırslı büyücü lordlar tarafından korunup desteklendikleri bilinen bir şeydir.
Tapınak tarafından baskı altındaki muhafazakar Redoran Hanesi, kendi bölgelerindeki genişletilmeye azimle karşı çıkmıştır. Bunun sonucunda Redoran ve Tapınak; daha agresif ve genişleme taraftarı olan Telvanni ve Hlaalu çıkarcıları tarafından politik ve ekonomik açıdan dışlanma tehlikesi altındadır.
İmparatorluk yönetimi Vvanderfell bölgesinde birçok zorlukla karşılaşmaktadır fakat en ciddileri Büyük Hane rekabetleri, Kültopraklı göçebeleri ile olan düşmanlık, Tapınak’ın kendi içindeki anlaşmazlıklar ve Kızıl Dağ’ın kötü etkisidir. Vvanderfell’in kaynaklarını kontrol etmek için Büyük Haneler, Tapınak ve İmparatorluk çıkarcıları arasındaki çekişmeler her an geniş çaplı bir savaşa dönüşebilir. Kültopraklılar yerleşimleri basıp kafileleri yağmalıyor ve yabancıları kendi vahşi bölgelerinde öldürüyorlar. Tapınak eleştirileri susturamıyor ve kendi içinde reform çağrısında bulunuyor.
Ama en ciddileri Kızıl Dağ’dan esen kötü fırtınaların yarattığı salgınlar ve hastalıklı varlıklardır. Vvanderfell ve tüm Morrowind uzun zamandır Kızıl Dağ’ın altında yaşayan Dagoth Ur ve kül vampiri soyunun efsanevi kötülükleri tarafından tehdit ediliyor. Tapınak bu tehdidi yüzyıllarca Ruhduvarı içerisine hapsetmeyi başardı. Ama son zamanlarda Tapınak’ın kaynakları azaldı ve Kızıl Dağ’dan gelen bu tehdit yoğun bir biçimde büyüdü. Eğer Ruhduvarı düşerse ve çürümüş yaratıklar Vvanderfell’in köy ve kasabalarına yayılırsa İmparatorluk’un Vvanderfell’i tahliye edip geride kalanları hastalığa ve çürümeye terk etmekten başka çaresi olmayacaktır.