Kızıl Kartal

Tamriel tarihinde hep fatihler ve komutanlar anlatılır. Ama onlar kadar başarılara sahip olan asiler de vardır. Lakin bunlar genelde tarihi yazan imparatorluğa ayak bağı olduğu için ya görmezden gelinir, ya da hain sıfatı yapıştırılıp küçük görülür. Birinci Çağ’ın Binli yıllarının başında da Skyrim’in batısındaki Enginyurt’ta bir asi, adını tarihe kanla kazıyacaktır. Bir milletin bağımsızlık ve direniş sembolü olan Faolan ya da bizim dilimizdeki adıyla Kızıl Kartal bu yazının konusu olacak.

İmparatorluğun Doğuşu

Birinci Çağ’ın üçüncü yüzyılında Ayleid zulmüne isyan eden Alessia’nın kurduğu Birinci İmparatorluk, kuruluşundan yedi asır sonra istikrarlı bir şekilde sınırlarını genişletmeye başlar. İlk başlarda sadece Cyrodiil’in merkezi ve doğu kısmı imparatorluğun hakimiyetindeyken batısındaki Koloviya’da parçalı derebeyleri hüküm sürmüş ve imparatorluğun egemenliğine direnmiştir. İmparatorluk ilk yüzyılını doldurduğunda Marukh Mezhebinin etkisiyle kısmen teokratik bir yapıya bürünmüş ve din adamlarının yoğun etkisiyle yönetilmeye başlamıştır.

İlk Beş Asır

İlk genişleme emareleri Skyrim’in güneyinde görülür. İmparator Gorieus, 478 civarlarında Skyrim ile savaşa girer ve Skyrim Ulu Kralı Kjoric vefatıyla güney Skyrim’in az bir kısmını ilhak eder. Ardından Cyrodiil’in batısındaki bağımsız Skingrad’a doğru yapılan genişleme hareketi meşhur Skingrad hakimi Rislav’in direnişi karşısında tökezlemiştir. Ardından 482’de bu sefer imparatorluk daha batıdaki Ulu Kaya’ya (High Rock) gözünü diker. Buranın hakimi olan Direnni elflerine hadlerini bildirmek isteyen imparatorluk bir yenilgi daha alacaktır. Bu mağlubiyet ile imparatorluk beş asır boyunca çalkantılı bir sürece girer ve haliyle imparatorluğun bu devirlerine dair elimizde de net bilgi bulunmuyor.

İmparatoriçe Hestra

Güvenilir ilk bilgilerin başladığı tarih 1029’dur. Bu devirde imparatorluk, İmparatoriçe Hestra tarafından yönetilmektedir. Savaşçı bir karaktere sahip olan bu kadın, devletin sınırlarını azimli bir şekilde genişletmeye başlar. Önce Ulu Kaya’yı sınırlarına katmak için işgale başlar. Balyozyurt’taki Verkarth şehrinin vampir kralı Styriche’i, Bangkorai Garnizonunun desteğiyle mağlup eder ve bu başarısıyla Balyozyurt’un bir bölümü ve Ulu Kaya’yı Birinci İmparatorluğun sınırlarına dahil eder. Sırada Skyrim’in Ulu Kaya ile dağlık batı sınırındaki Enginyurt vardır.

Enginyurt

Enginyurt’ta Ayrık Kuleler’de kızıl yaprakların döküldüğü sonbahar mevsiminde bir kartalın çığlığı esnasında doğan ve anlamı Kızıl Kartal olan Faolan ismi verilen bir genç ise direnişin sembolü olacak ve sanki doğduğu mevsim gelecek yılların habercisiymişçesine batı Skyrim’i lejyonların kanıyla kırmızıya boyayacaktır. Faolan yaşı geldiğinde doğduğu topraklar olan Ayrık Kuleler’in şefi olacaktır.

Enginyurtlular
Enginyurtlular

Enginyurt bölgesi, Breton ve Nord karışımı yabani bir halk olan Enginyurtluların yaşadığı yerdir. Burası coğrafyanın dağlık ve nüfusun da seyrek olması nedeniyle merkezi otoriteden yoksun bir şekilde çok sayıda klanın hüküm sürdüğü topraklardır. Sürekli birbirleriyle toprak ve nehir hakimiyeti için savaşan klanlar zaman zaman burayı istila etmeye çalışan Nordlara karşı nadiren de olsa yekvücut olmuşlardır. Lakin İmparatorluğun gelmesiyle işler değişecektir.

İmparatorluğun İstilası

İmparatoriçe Hestra’ya meydan okumayı seçen klan şefleri savaşlarda öldürülür, hayatta kalanlar da paçayı kurtarmak için biat etmeyi tercih eder. İmparatorluk hem ordusu hem de zengin hazinesiyle bölgeyi parça parça hakimiyeti altına alır. Ve sıra Ayrık Kuleler’e gelir. Faolan boyun eğmeyeceğini ilan edip imparatorluğa meydan okur. Kabilenin yaşlıları Faolan’ı halkını intihara sürüklediği gerekçesiyle derdest edip sürgüne gönderir ve toprakları da imparatorluğa teslim ederler.

Böylece Kızıl Kartal’ın toprakları, halkı ve kaderi elinden alınır. İmparatorluk hükmünden rahatsız olan herkesi sancağına davet edip dağlara çıkar ve isyan hareketini başlatır. Bağımsızlığa özlem duyan Enginyurtlular ona katılır ve gerilla hareketi şeklinde imparatorluğun ileri karargahlarına baskınlar yapmaya başlarlar. Geceleri lejyonerlerin kamplarını basan asiler gün doğmadan dağlarına ve mağaralarına geri çekilir. Ta ki sonraki gün batana kadar.

Kızıl Kartal Efsanesi Doğuyor

Ama bu yaptıkları yeterli değildir. Kaynakları geniş olan imparatorluk düşen lejyonerleri sürekli yenileriyle takviye eder. Kızıl Kartal adeta boşa kürek çekmektedir. Bundan sonrasında ise sabır ve bekleme oyunu başlar. İmparatorluk, ele geçirdiği topraklarda tutunmak için Kızıl Kartal’a inat geri çekilmez ve isyancının pes etmesini bekler. Ama bir gece vakti Kızıl Kartal ve ekibi ateşin başında ısınırken paçavralara sarılı gizemli bir figür çıkagelir. İlk başta askerler yabancıya taş atıp dalga geçse de Kızıl Kartal bir şeyleri sezinleyip yabancıyı çağırır. Yabancı aslında bir Hagraven’dır. İsyancı kahramanımıza kalbi karşılığında halkını özgürleştirecek güç vereceğini söyler. Kayaların çocuğu Faolan, kendi kalbini ve belki de insanlığını feda edecek ama halkı özgür olacaktır. Bu teklifi düşünmek için süre ister ve nihayet kabul eder. Hagraven karanlık büyüleri kullanarak Kızıl Kartal’ın kalbini fundakalp ile değiştirir.

İlk Fundakalp

Enginyurtluların fundakalp diye bilinen azılı savaşçılarının ilki böylece Kızıl Kartal olur. Fundakalp ağaçlarının tohumları özel bir zehirli karışımla hazırlanır ve buna layık olan güçlü savaşçının kalbinin yerine konur.

İntikam ve nefret ile dolu olan Kızıl Kartal’ın gözleri zifiri karanlık, kılıcı ise lejyonların kanıyla kıpkırmızıdır. Lejyon kamplarına ufak gerilla baskınları artık toplu katliamlara dönüşür. Başarılar duyuldukça daha çok Enginyurtlu Kızıl Kartal’ın sancağına katılır. İki yıl süren saldırılar sonucu imparatorluğun bölgedeki hakimiyeti iyice zayıflar ve artık Enginyurt neredeyse tamamen özgürlüğüne kavuşmuştur.

Son Direniş

Bahtı kara Enginyurt halkını İmparatoriçe Hestra kolayca affedecek biri değildir. İmparatorluk generalleri yeni ve daha donanımlı lejyonlarla bölgeye gelir ve doğrudan Kızıl Kartal’ın karargahı Ayrık Kuleler’i kuşatma altına alınır.

Günlerce süren çarpışmaların sonunda Kızıl Kartal alevli kılıcıyla er meydanına son bir kez çıkar. Önüne çıkan askerleri katleder. O kanlı günün sonunda bin tane imparatorluk askerini öldürdüğü anlatılır. Güneş battığında Kartal’ın da gücü tükenmiş ölümün kıyısına gelmiştir. Gücünün son raddesiyle halkına nutuk çeker; kılıcını halka göstererek ümitlerini kaybetmeden direnmeye devam etmelerini ve Enginyurt özgür olduğunda kılıcını mezarına geri getirmelerini emreder. Böylece Kızıl Kartal dirilecek ve halkına tekrar önderlik edecektir. Fundakalp olduktan sonra kapkara olan gözleri son nefesini verince eski haline döner.

Kızıl Kartal Sonrası

Kızıl Kartal’ın ölümüyle Enginyurt imparatorluk hakimiyetinde kalır. Teknik olarak isyanında başarısız oldu diyebiliriz. Ama halkının kalbinde ve hafızasında direnişin sembolü olmuştur. Sonraki çağlarda da Enginyurtlular kolay kolay dış istilacılara boyun eğmemiştir. Hatta İkinci Çağ 500lerde Enginyurt topraklarında çıkan Longhouse hanedanı Cyrodiil’i ele geçirecek ve üç nesil boyunca imparatorluğu yönetecektir. Bu yanıyla da Kızıl Kartal’ın uzun vadede başarılı olduğunu söyleyebiliriz. Son oyun Skyrim’de bile Enginyurtlular direnmeye devam etmektedir.