Tamriel kıtasının güneyindeki Elsweyr’de yaşayan Khajiitler kendilerine özgü bir panteona sahiptir. Bu panteon Aedra ile Daedra arasında keskin bir ayrım yapmaz, ruhların doğasını ve Khajiit halkıyla kurdukları ilişkiyi esas alır. Panteonun en çok anlatıya konu olan figürlerinden biri Hırsız Tanrısı Rajhin’dir. Mırıltılı Yalancı, Ayak Kapanı ve Yürüyen Kedi gibi lakaplarla anılır. Rajhin ölümlü doğmuş, sonradan tanrılık mertebesine yükselmiştir. Elsweyr’in kültürel dokusunda halk kahramanı olarak yer tutar ve anlatıların merkezinde onun kurnazlığı ile kurallara meydan okuyan tutumu bulunur.
Gölgeden Tanrılığa
Rajhin’in ölümlü hayatının ne zaman başladığına dair kesin bir tarih olmasa da, hikayelerinin çoğu onun Birinci Çağ’da yaşadığını ima eder. Anlatılara göre Rajhin, Elsweyr’in güneyindeki liman kenti Senchal’ın Black Kiergo olarak bilinen meşhur kenar mahallelerinde dünyaya gelmiştir. Bu bölge, yoksulluğun, suçun ve hayatta kalma mücadelesinin kol gezdiği bir yerdi. Rajhin, bu çetin koşullar altında büyümüş ve hayatta kalmak için gereken kurnazlığı ve çevikliği küçük yaşta öğrenmiştir. Onun doğuştan gelen yetenekleri, onu sıradan bir hırsızdan çok daha fazlası yapacaktı. O, gölgeleri bir pelerin gibi kullanabilen, en sıkı kilitleri açabilen ve en dikkatli muhafızları bile atlatabilen bir sanatçıydı.
Rajhin’in şöhretiyle en çok anılan nesne Khajiit Yüzüğü adlı artifakttır. Yüzük Rajhin’den yüzlerce yıl eskidir ve onun yapımı değildir. Rajhin bu yüzüğü, tanrılık mertebesine yükselmeden önce Daedrik Prens Mephala’dan çalmıştır. Efsaneye göre aysız bir gecede, Nirn’ün üzerine hiç ışık düşmediği bir vakitte Oblivion’a bir geçit bulmuştur. Orada Mephala, Azurah ve adı belirtilmeyen üçüncü bir Daedrik Prens’in gecenin hakimiyetinin kime ait olduğunu tartıştığına tanık olur. Bir süre gizlendikten sonra ortaya çıkmış ve geceyi bir hırsızdan daha iyi kimsenin tanıyamayacağını söyleyerek anlaşmazlığı çözmeyi teklif etmiştir. Kibrine yenilen Mephala’yı baştan çıkarmış ve onunla birlikte olduğu sırada Prens’in sekizinci kolundaki yüzüğü almıştır. Anlatı Rajhin’i hem usta bir hırsız hem de tanrıları ikna edebilen bir manipülatör olarak resmeder.
Yüzük Rajhin’i görünmez, sessiz ve hızlı kılmıştır. Bu yeteneklerle Elsweyr tarihinin en başarılı hırsızı olmuş ve çok sayıda soygun gerçekleştirmiştir. Maceraları anlatılarda öyle bir yer edinmiştir ki Khajiit halkı onu kendi tanrıları arasına almıştır. Ölümlü doğup kendi becerisiyle tanrılığa ulaşması, onu Khajiit panteonunda ayrı bir konuma yerleştirir.
Rajhin ve Tabiatı
Rajhin’in maceraları Khajiit hikaye anlatıcıları arasında yaygın bir konudur ve nesilden nesile aktarılır. Bu anlatılar onun hırsızlık becerisinin yanında zekasını ve espri yeteneğini de aktarır. En bilinen efsanelerden biri, İmparatoriçe Kintyra uyurken boynundaki dövmeyi çalmasıdır. Anlatı, Rajhin’in en korunaklı yerlere bile sızabildiğini gösteren sembolik bir örnektir. Hikayede bir zaman tutarsızlığı bulunur. İmparatoriçe Kintyra Üçüncü Çağ’da yaşamıştır, oysa Rajhin’in Birinci Çağ’da yaşadığı kabul edilir. Bu tutarsızlık, olayın Rajhin’in ölümünden sonra ruhu veya gölgeleri tarafından gerçekleştirildiği yorumuna ya da Elder Scrolls evrenindeki zamanın doğrusal olmayan yapısına bağlanır.
Rajhin’in hedefleri ölümlüler dünyasıyla sınırlı kalmamıştır. Oblivion alemlerine giderek Daedrik Prensler’den de çalmıştır. Mephala’dan aldığı Khajiit Yüzüğü’nün yanında, bir başka anlatıda Hermaeus Mora’nın diyarı Apokrif’e sızmış ve Oghma Infinium’u çalmıştır. Bu hikaye onun hedefleri arasında bilgi taşıyan eserlerin de bulunduğunu gösterir. Başka bir anlatıda ise şarapçıların ve dansözlerin prensi Sanguine ile içki yarışmasına girmiştir. Yarışmanın galibi anlatılarda belirtilmez.
Rajhin’in Yedi Gölgesi
Rajhin’in belki de en gizemli yönlerinden biri, “Yedi Gölge” olarak bilinen varlıklardır. Anlatılara göre bu gölgeler, Rajhin’in kişiliğinin farklı yönlerini temsil eden ve onun emirlerini yerine getiren yansımalarıdır. Rajhin’in ölümünden sonra bile bu gölgelerin Nirn’de dolaşmaya devam ettiği ve çeşitli olaylara karıştığı söylenir. Örneğin, bir gölgenin, aşkına karşılık vermeyen bir Altmer kadını olan Nairume’yi hapsettiği anlatılır. Rajhin’in arzusunu temsil eden bu gölge, kadını buzdan bir hapishaneye kapatmış ve ancak Rajhin’in Mantosu’na dokunursa serbest kalacağını söylemiştir. Ancak bu eylem, kadının kocasına olan aşkını silip yerine Rajhin’e karşı bir aşk yerleştirecektir.
Gölgeler, Rajhin’in etkisinin fiziksel bedeninden sonra da farklı tezahürlerle sürdüğü inancını yansıtır. Rajhin bir birey olmanın ötesinde hırsızlık, kurnazlık ve aldatma kavramlarının kişileşmiş hali sayılır. Khajiitler ve Tamriel’in diğer hırsızları ona hem tanrı hem de mesleklerinin piri olarak taparlar. Rajhin’in heykellerinin bir hırsızın kesesine yolunu bulacağına inanılır, aynı heykeller hırsızlara karşı tılsım olarak da kullanılır. Bu ikili kullanım figürün çelişkili mirasını gösterir.
Rajhin ve Ebedi Varlığı
Rajhin’in ölümlü hayatının nasıl sona erdiği tam bir muammadır. En yaygın efsaneye göre, Rajhin o kadar çok ve o kadar sık çalmıştır ki, ona güçlerini veren Khajiit Yüzüğü en sonunda isyan etmiştir. Tam da düşmanları tarafından etrafı sarılmışken, yüzük onu terk edip ortadan kaybolmuş ve Rajhin’i savunmasız bırakmıştır. Bu olay onun sonu olmuştur. Ancak bedeni ölse de, Rajhin çoktan bir tanrı mertebesine yükseldiği için ruhu yok olmamıştır.
Onun ruhunun, yüzük kayıp olduğu sürece toprağa bağlı kaldığı söylenir. Yüzük, Yitikkral (Underking) tarafından Kara Bataklık’ta (Black Marsh) bir yere saklanmış ve ancak Ebedi Şampiyon tarafından bulunana kadar orada kalmıştır. Rajhin’in hikayesi, onun fiziksel varlığının ötesine geçer. O, artık Khajiit kültürünün ve Tamriel’in hırsız loncalarının ayrılmaz bir parçasıdır. Onun adı, cüretkar bir soygun planlandığında fısıldanır, imkansız bir görevle karşılaşıldığında ondan ilham alınır.
Rajhin, Senchal’ın arka sokaklarında doğan bir ölümlünün tanrıları aldatarak ilahlık mertebesine yükselmesini anlatan bir figürdür. Anlatılarda kuralları, kaderi ve gerçekliğin işleyişini esneten bir hilekar olarak resmedilir. Mirası, gölgelerde yürüdüğü söylenen yedi yansımasında ve onu meslek piri sayan hırsızların inancında sürer.