Satakal, Sürüngen Tanrı ve Yılan Tanrı adıyla da bilinen Yokuda geleneğinden gelen bir tanrıdır. Yokudalıların yaratılış anlayışında her şeyi kuşatan ilah olarak görülür ve özellikle Alik’r Çölü’ndeki Saltanatçı Kızılmuhafızlar arasında önem taşır. İmparatorluk kaynakları onu Anu ve Padomay kavramlarının bir bileşimi olarak tanımlar. Lakin Yokuda anlatısında Satakal, yaratılışın, yok oluşun ve yeniden doğuşun sürekli döngüsünü temsil eden kozmik yılandır.
Yaratılış döngüsü
“Satakal Dünya Derisi” anlatısına göre başlangıçta Satak adlı İlk Yılan vardı. Gelecek dünyalar, onun pullarının parıltısında bulunuyordu. Fakat yılan o kadar büyüktü ki başka hiçbir şeyin var olabileceği boşluk yoktu. Dünyaların yardım çağrısına Satak’ın içindeki Aç Mide, yani Akel karşılık verdi. Satak açlığını fark edince kendi kendini yemeye başladı. Böylece dünyaların ve varlıkların oluşabileceği alan açılmış oldu.
Bu süreç şiddetli ve geçiciydi. Satak sonunda ölse bile açlığı son bulmadı. Eski derisinden sıyrılarak yeni deriye büründü ve kendi kendini yemeye yeniden başladı. Eski derisindeki dünya ölürken Satakal doğdu. Satakal’ın kendi kendini tekrar tekrar tüketmesi, bir dünya derisinin sona erip yenisinin başlamasına yol açan devri daimi döngüyü, yani kıyameti ve yeniden yaratılışı oluşturdu.
Devr-i Daim ve Irak Sahiller
Döngünün farkına varan güçlü ruhlar, dünya derileri arasından alışılmadık yönlerde ilerleyerek Satakal’ın açlığından kurtulmayı öğrendi. Bu yönteme devri daim denir. Ruptga, ya da Yüce Baba, bu yolu bulan ilk ruh kabul edilir. Daha güçsüz ruhların da yolu izleyebilmesi için yıldızları yerleştirdiği ve böylece Irak Sahillere giden güzergahı gösterdiği anlatılır.
Bu inançta Irak Sahiller, dünya derilerinin geçişinden kurtulmuş ruhların beklediği yer olarak tasvir edilir. Satakal’ın döngüsü bu nedenle yalnızca yok oluşu değil, ruhların kalıcılığa ulaşma arayışını da ifade eder.
Sep İle İlişkisi
Ruptga, geçmiş dünya derilerinin kalıntılarından Sep adlı ikinci yılanı yaratmıştır. Sep’in içinde Satakal’ın açlığından kalan unsurlar bulunduğu söylenir. Sep, ruhları Devr-i Daim yerine eski derilerden oluşturduğu dünyaya yöneltmiştir. Bu ruhlar zamanla ölümlü yaşama bağlanmıştır. Yokuda geleneğinde Sep’in açlığı, ölümden sonra Irak Sahiller’e ulaşmaya çalışan ruhlara engel olmaya çalışan yıldızlar arasındaki boşlukla ilişkilendirilir.
Satakal bu bakımdan Sep’le özdeş değildir. Sep, ölümlü dünyanın kuruluşuyla bağlantılı ayrı bir yılan ve Lorkhan’ın Yokuda kültüründeki karşılığı sayılırken; Satakal bütün dünya döngüsünü kapsayan daha geniş kapsamlı bir ilahtır.