Elder Scrolls Online’a yeni başlayanlar ve gediklileri için Daggerfall Covenant haritalarında görebileceğiniz en ilgi çekici beş yeri tarihleriyle beraber inceledik.
Cath Bedraud
Glenumbra haritasının kuzeyinde bulunan Cath Bedraud devasa bir mezarlıktır. Ulu Kaya topraklarını yabancı işgalcilerden koruyan cesur savaşçılar ve Breton krallarının geleneksel olarak gömüldüğü yerdir. Yerin üstündeki mezarlıklar genelde savaşçılar ve nam salmış kahramanlara aittir. Yer altı mezarlıkları ise krallar ve kraliçelere ayrılmıştır. Mezarlığın ortaya çıkışı Birinci Çağ 480 senesinde yaşanan kanlı Glenumbra Çayırlıkları Savaşı’na denk gelir. Bu savaşta elf hanedanı Dirennilerin emrindeki Breton ordusuyla müttefikleri Nordlar ve Ayleid birliği, düşmanları olan Alessia İmparatorluğuna karşı savaşmıştır. Bu savaş sonrasında bağımsızlığını kazanan Breton halkı, hayatını kaybeden vatandaşlarının anısına bu mezarlığı inşa etmiştir.
Mezarlık türlü teorilere de konu olmuştur. Bunların bir tanesinde mezarlığın stratejik konumundan bahsedilir. Mezarlığın tam olarak bu yere inşa edilmesinin nedeni Ulu Kaya’nın en kutsal günlerinde belirli mezarların güneş ışığı alması için tasarlandığıdır.
Doomcrag
Ayleid halkının Ulu Kaya’daki en kudretli şehirlerinden olan Doomcrag ya da eski ve Ayleid dilindeki adıyla Erokii, Adamantine Kulesi ilham alınarak inşa edilmiştir. Tıpkı o kule gibi metafiziksel güce sahip bir kule olacak şekilde tasarlanmıştır. Yaşam Işığı adı verilen bir artifakt burada bulunuyordu ve bu artifakt sayesinde şehrin çorak topraklarında bitkiler yetişiyor, hastalıklar iyileştiriliyordu. Bu mucizeye tanıklık etmek isteyen çok sayıda Ayleid hacı da şehri ziyaret etmekteydi. Şehrin prensesi Anurraame ise başka bir Ayleid şehir kralıyla evlenir. Fakat kocası zamanla prensesten soğur ve şehre hiç uğramaz olur. Prenses de kendisine başka bir sevgili bulur. İlk zamanlar ilişkisini gizli tutsa da sırrı ortaya çıkar. Durumu öğrenen ve öfkelenen kocası ordusuyla şehri kuşatır. Prenses Anurraame de kendi sevgilisini şehir savunmasını eline alması için çağırır. Lakin sevgilisi bir kese altın karşılığında taraf değiştirmiş ve kuşatanların safına katılmıştır. Üzüntüsünden kahrolan prenses, Daedrik Prens Mephala’nın yardımını ister. Mephala ise prensesten gözyaşlarını bir kasede biriktirmesini emreder. Nefret ve öfkeyle akan gözyaşlarına Mephala büyü yapar ve Anurraame’nin Gözyaşları adındaki artifakt ortaya çıkar. Prenses bunu kullanarak kuşatan orduyu ve şehrini yerle bir eder. Bir zamanlar bitkiler yetiştirip, hastalara şifa dağıtan bu şehir, artık çevresine ölüm ve zehir saçan bir yere dönüşür.
Hall of Heroes
Hall of Heroes, Kızılmuhafızların Cath Bedraud’u denebilir. Kızılmuhafız halkı Tamriel’a ilk göç ettikleri zamanda kudretli kahramanlarını buraya gömmüştür. Frandar Hunding, Divad Hunding ve Makela Leki gibi nam salmış kahramanların mezarları burada yer alır. İkinci Çağın ortalarından itibaren mezarlığa yeni üye kabul edilmemektedir. Yani ölen Kızılmuhafız kahramanları artık buraya gömülmemektedir. Sebebi ise burasının çok kutsal sayılması ve bundan sonra hiçbir kahramanın, buraya ilk gömülen kahramanlar kadar kudretli olamayacağına inanılmasıdır. Ama mezarlığın asıl dikkat çeken özelliği bunlar değildir. Kızılmuhafızların ahireti Irak Sahiller’e geçişi sağlayan bir portal bulunmaktadır. Portalın nasıl ve kim tarafından oluşturulduğu bilinmiyor. Ama mezarlık muhtemelen Frandar Hunding’in ölümünden sonra inşa edildi. Yokuda kıtasından Balyozyurt’a gelen Kızılmuhafız öncü birliklerine önderlik eden Frandar, bu bölgedeki goblinlere karşı savaşıp kendi halkına yer açmıştır. Bu savaşların birinde hayatını kaybeder ve birliklerin komutası oğlu Divad’a geçer.
Bangkorai Garnizonu
Ulu Kaya ve Balyozyurt’u birbirinden ayıran sıradağların ortasında stratejik konumda bulunan Bangkorai Garnizonu tarihte çok savaş görmüştür. Birinci Çağ 1029’da Balyozyurt’taki Verkarth şehrinin kralı Styriche, İmparatoriçe Hestra tarafından tahtından indirilir. Styriche batıdaki Bangkorai Garnizonu’na kaçar. Styriche aynı zamanda Gray Host adı verilen vampir ve kurtadam klanının lideridir. Garnizonda vampirler ve Breton şövalyeleri arasında kanlı bir savaş yaşanır. Stendarr’ın rahibi Pelin bu savaşta büyük kahramanlık göstererek azizlik mertebesine yükseltilir. Vampirler ise savaşı kaybetmiştir.
2305’te Ulu Kaya Birinci İmparatorluk’tan ayrıldığını ilan ettikten sonra imparatorluk ordusu Ulu Kaya’yı işgal etmeye çalışırken yine bu garnizonda mağlup edilmiştir.
İkinci Çağ 582’de ise Yedinci Lejyon’un komutanı Septima Tharn garnizonu kısa süreliğine ele geçirir. Fakat Ulu Kral Emeric önderliğinde Daggerfall Covenant tarafından mağlup edilir.
Leki’s Blade
Alik’r çölünün ortasında bulunan bu mekan, kılıç tutan devasa bir heykeli barındıran bir mabettir. Kızılmuhafızların kadim gücü ruh kılıcını icra eden Ansei adındaki grup tarafından inşa edilmiştir. Kılıç şakıyanlar denilen bu kişiler, kendi ruhlarından kılıç meydana getirebilmektedir. Bunların en usta savaşçılarına da eski Yokuda dilinde Ansei denir. Bu dövüş sanatını öğrenmek isteyen her yaştan Kızılmuhafız bu mabede gelip eğitim alır. Son derece katı kuralların ve disiplinin yüksek olduğu okulda öğrenciler kılıç sanatını öğrenmeden kılıç tutmalarına dahi izin verilmezmiş.
Bölgeye adını veren Leki ise Kızılmuhafızların kadim dinlerinde yer alan bir tanrıçadır. Yokudalılara kılıç tutmanın yeni metotlarını öğretmiş ve Solak Elflere karşı olan savaşlarında halkını eğitmiştir.
Efsanelere göre kılıç kullanmada tanrılarla yarışacak seviyede yetenekli olan Rada al-Saran kendi dişine göre bir rakip arıyormuş. Bir gün Alik’r’de Leki ile karşılaşır ve onu düelloya davet eder. Kimsenin üstünlük kuramadığı düello tam üç gün üç gece sürer. En sonunda Rada al-Saran, Leki’nin kılıcını ortadan ikiye böler. Tam bu sırada ufukta bir kum fırtınası çıkar, fırtına dindiğinde ise Leki kumlardan bir mabet ve çölün ortasında bir vaha yaratmıştır.




