Wiki

Alessia Düzeni


Alessia Düzeni veya diğer adıyla Alessia Doktrinleri, Birinci Çağ’da Tamriel’da ortaya çıkan dini bir tarikattır. Tarikatın öğretileri arasında Tek Tanrı’ya inanmak ve elf kültürüne zarar vermek öğütlenmiştir.

Köle Düzeni ve Alessia İsyanı

Cyrodiil’in elf toplumu Ayleidlerin insan olan Nedeleri köle olarak kullandığı dönemde, Alessia önderliğinde çıkan isyan neticesinde Nedeler bağımsızlıklarını kazanır. Köleliğin yaygın olduğu Ayleidler insanlar tarafından katledilirken, köleliği tasvip etmeyen Ayleidler ise normal yaşamlarına devam etmiştir. Tabi bu durum kısa süre sonra değişecektir.

Nedelerin isyanından sonra kurulan yeni devlete Birinci İmparatorluk veya Alessia İmparatorluğa denmektedir. Kundaktaki bu yeni devletin en büyük müttefiki ise Skyrimli Nordlardan başkası değildir. Kar Elflerini katletmede tecrübeli olan Nordlar, Nedelerin başka bir elf soyu olan Ayleidlere saldırdığını öğrendiğinde doğal olarak hemen yardımda bulunurlar. Ve  yine doğal olarak bu yardımı dedelerinin hayrına yapmamışlardır. Nordlar da bu vesileyle kendi sınırlarını genişletmiş ve Cyrodiil’in doğu yakası olan Nibenay bölgesine çökmüşlerdir. Cyrodiil’in batısındaki Koloviya ise Nedelerin hakimiyeti altındadır. Dolayısıyla müttefik olsa da bu her iki büyük devlet artık uzunca bir sınırı paylaşıyor ve ister istemez sorunlar da baş gösteriyordu. Ama Nedelerin kurduğu Birinci İmparatorluğun asıl sorunu din meselesi olmuştur.

Yeni Bir Din: Sekiz Kutsallar

Daedrik ve Aedrik tanrılara tapan Ayleidlerden etkilenen Cyrodiilli Nedelerde elf inancı yaygındı. Ama elflerden iğrenen Nordlara rağmen bu inançlarını sürdürmeleri de pek mümkün gözükmemekteydi. Bunun için Alessia, hem müttefiki olan Nordların tepkisini çekmemek hem de artık kendi tebaası olan Ayleidlerin isyanıyla karşılaşmamak için elf ve insan inanışlarını sentezleyip Sekiz Kutsallar diye bildiğimiz yeni bir din ortaya çıkarmıştır.

Burada ufak bir not düşelim. Bu konuda bahsettiğimiz Nede halkı Cyrodiil’de yaşayan ve gelecekte Emperyal olarak bilinecek olan halktır. Cyrodiil haricinde Balyozyurt ve Ulu Kaya’da da yaşayan Nedeler bulunmaktaydı. Konumuza dönecek olursak; Alessia Ayleidlerin Aedrik inanışını ve Nordların animistik inanışlarını karıştırır. Birinci Çağın erken dönemlerinde Nordlarda animizim inancı hakimdir. Skyrim harabelerinde gözüken baykuş, şahin, güve gibi hayvanlar aslında tanrıları sembolize etmekteydi. Ama ilginç bir şekilde bunlara yükledikleri anlamlar Aedra tanrılarına benzerlik göstermektedir. Dolayısıyla Nordların yeni Sekiz Kutsallar dinini ilerleyen çağlarda benimsemesi zor olmamıştır. Örneğin baykuş Julianos’u, şahin Kynareth’i güve ise Dibella’yı temsil etmektedir. Nordlar Sekiz Kutsallar inancına geçtikten sonra bile bu tanrılara yine kendi kültürlerinde isim vermişlerdir. Mesela Kynareth kelimesi elf kökenli olduğu için buna Kyne, yine aynı şekilde Orkey ise Arkay’dır. Bu benzeşmeler ve değişimler farklı kültürlerdeki karşılıklarının birebir kopyası olmasa bile büyük oranda birbirine benzemektedir.

Alessia Sekiz Kutsalları oluştururken en büyük sorunlardan bir tanesi elflerin Lorkhan, Nordların Shor, Emperyallerin ise Shezzar diye adlandırdığı tanrı olmuştur. İnsanların genel inancında atamız diye tanımlayıp sevdiği, elflerin ise hain diyerek nefret ettiği Lorkhan’ı yeni dine entegre etmek mümkün olmamıştır. Lorkhan yerine Nordların baş tanrılarından Alduin büyük oranda Sekiz Kutsallara eklenir. Elflerin baş tanrısı Auriel’in imajına ejderha Alduin eklenerek Akatosh oluşturulur ve ejder sembolüyle gösterilir. Bu sayede iki zıt kültürün arası bulunmaya çalışılır. Bu hamle ne yazık ki gelecek asırda Tamriel’ın başını ağrıtacaktır.

Alessia Düzeni

Alessia Düzeni, onun kurduğu dinin içerisinden çıkan ve yine onun kurduğu dinin bazı öğretilerine karşı olan aykırı bir tarikattır. Bu tarikat o kadar güçlenecektir ki, imparatorlardan daha etkin hale gelecektir. Birinci Çağ 243’te Birinci İmparatorluk kurulur, 266’da ise Alessia vefat eder. Tarikatın ise 300-350 seneleri arasında kurulduğu tahmin edilmektedir. Vadiorman’dan gelen, şempanzelere benzeyen Imga ırkına mensup Marukh adındaki kahin Alessia ile rüyasında konuştuğu söylentisini yayar. Onun vaazlarına göre elfler yeryüzünden silinmelidir. Ayrıca tek tanrıcılığı savunup “Tek Tanrı” adındaki tanrıya tapınılması gerektiğini savunmaktadır. Tek Tanrı’dan kastın kim veya hangi tanrı olduğu bilinmiyor. Marukh elf tanrılarının meşruluğunu sorgulamış ve onların aşağılık inançlarının, insan inançlarıyla karıştırılmaması gerektiği ve mutlak surette elf inanışının yok edilmesi gerektiğini söylemiştir. 

Bu inanış Koloviya bölgesinin Vadiorman sınırına yakın şehirlerinde destek kazanıp yavaşça yayılmaya başlar. Alt sınıf soyluların büyük bir iştahla desteklediği bu tarikat sayesinde, bu civarda yaşayan Ayleidlerin şehirleri yağmalanır. Muhtemelen buradaki alt tabakadaki soylular kendi güçlerini arttırmak için bu tarikata sıcak bakıyordu. Zamanla güçlenen tarikat artık karşı konulamaz bir konuma geldiğinde ise imparatorluğun ensesi kalın soyluları ve hatta imparator da “mecburen” desteklemek zorunda kalmış olabilir. Elflerin yok edilmesini teşvik eden bu öğretilerin er ya da geç bir isyana sebebiyet vereceği kesindir. Eğer imparator tarikatı yok etmeye kalkışırsa insanlar, desteklerse de Ayleidler isyan edeceği için tarikata karşı önlem alınamamıştır.

Ayleid Katliamı

Marukh’un öğretileri yüzünden Cyrodiil’de bulunan bütün Ayleidlere karşı kıyım başlar. Ayleid şehirleri yağmalanıp yıkılır. Ve elflere ait tüm yazmalar yok edilir. Kaçabilen Ayleidlerin bir kısmı Bosmer hanedanı Camoranların yönettiği Vadiorman’a, bir kısmı da Altmer hanedanı Dirennilerin yönettiği Ulu Kaya’ya kaçar. Kaçan Ayleidler elbette beraberlerinde kendi kültürlerini ve gelişmişliklerini de götürmüş ve bu ırkların gelişiminde rol oynamışlardır.

Tarikat kendi topraklarındaki elfleri temizledikten sonra sıkı bir dini anlayış getirmiştir. İnsanları bu dine inanmaya zorlamış ve her türlü eğlenceyi yasaklayıp disiplinli bir yaşam tarzını empoze etmeye çalışmıştır. Sıra Alessia Doktrinlerini komşu ülkelere ihraç etmeye geldiğinde ise düşmanlıklar başlar.

Vadiorman ile Savaş

Birinci İmparatorluğun tarikatın etkisiyle dini yayılmacılığa girişmesi, müttefikleri Nordlarla da ilişkileri bozmuştur. Nord halkı o dönemde hala daha kendi animistik inançlarını sürdürmekteydi. Ama ilk savaş güneydeki Vadiormanla yaşanır. Skyrim Ulu Kralı olan Borgas, Alessia Doktrinlerinin sıkı bir fanatiği olduğu için kendi topraklarındaki kadim Nord inançlarını yasaklar. Alessia İmparatorluğu ile de işbirliğini güçlendirir. Birinci Çağ 369 tarihinde Alessialılar ve Borgas’ın önderliğinde Nordlar, yeni dini yaymak için Vadiorman’a saldırıya geçer. Lakin tarihte çok ender rastlanan bir olay gerçekleşir: Bosmerlar’ın Vahşi Av güçleri tetiklenir. Ağaç evlerde yaşayan tıfıl Bosmerlar, gördüğü canlıyı parçalayıp diri diri yiyen yaratıklara dönüşür. Skyrim ve Cyrodiil ordusunu paramparça ederler. Hatta Borgas bu savaşta öldürülür. Böylece Skyrim’de veraset krizi yaşanır ve Nordların Birinci İmparatorluğu yıkılıp yarım asır sürecek olan iç savaş başlar. Alessia İmparatorluğu Vadiorman üzerinde hakimiyet kuramasa da, Nordların otorite boşluğundan faydalanarak Cyrodiil’in tamamını ele geçirir. Ve yeni inanış biçimi de Skyrim’e iyice nüfuz etmeye başlar.

Rislav’ın İsyanı

Alessia Düzeni’ni sarsacak olan ikinci büyük gelişme Birinci Çağ 478’de yaşanacaktır. Düzenin vasallarından Skingrad Kralının oğlu olan Rislav Larich, Kvatch Kralının kızıyla evlenir. Veba sonucu Skingrad kralı ölür ve yerine Rislav’ın abisi olan Dorald geçer. Dorald da Skyrim Ulu Kralı Borgas gibi tarikatın fanatik bir destekçisi olduğu için, Skingrad şehrinin yönetimini tarikat rahiplerine devreder. Rislav buna karşı çıkar ve Kvatch’ta meydana getirdiği birliğiyle yola çıkarak Skingrad şehrini ele geçirir. Skingrad muhafızları da tarikatın parçası olmak istemediği için savunma yapmaz. Rislav, abisi Dorald’ın kellesini şehir meydanında alır. İmparator Gorieus ise Dorald’ın kararının kalıcı olduğuna hükmedip şehrin teslim edilmesini emreder. Haliyle Rislav reddeder ve yeni bir iç savaş başlar.

İmparator Gorieus devasa bir orduyla Skingrad’ı kuşatır. Tarikatın baskısından bunalan irili ufaklı Koloviya lordları da Rislav’ın yanında yer alır. Taktik üstünlüğü sayesinde imparatorun ordusu mağlup edilir. Bu mağlubiyet, Alessia Düzeni için sonun başlangıcıdır.

Direnniler ile Mücadele

Rislav’ın görece ufak ordusuyla baş edemeyen imparatorluğun beceriksizliği, sınırları ötesindeki düşmanlarının iştahını kabartır. Ulu Kaya’nın elf hakimi Direnniler kendi topraklarında Alessia tarikatını yasaklayıp rahipleri sınır dışı eder. İmparatorluk bunu savaş sebebi sayıp Ulu Kaya’ya ordusunu gönderir. Ama Rislav’da olduğu gibi yine mağlup olurlar. Özellikle Birinci Çağ 482’deki Glenumbra Çayırları Savaşı ilginç bir şekilde imparatorluğun olduğu kadar Dirennilerin de sonunu hazırlamıştır.

Skyrim kralı Hoag Elfkesen, Alessia tarikatından nefret ettiği için elf Dirennilere yardım eder. Yine bir asır önce tarikatın yağmasından kaçan Ayleidlerin son kralı Laloriaran Dynar da Dirennilerin safında yer alır. Hem Alessia İmparatorluğu hem de Direnniler savaşta kaynaklarının büyük çoğunluğunu harcadığı için güç kaybeder. O dönemde Dirennilere biat eden yarı insan Breton halkı, Ulu Kaya’ya gelen Nordlardan etkilenerek bağımsızlık düşüncesine kapılır. Dirennilerin savaşı kazanmasına rağmen zayıflamasıyla da yaklaşık yirmi sene sonra Birinci Çağ 500’de Bretonlar bağımsızlıklarını kazanıp Ulu Kaya’nın hakimi olurlar.

Marukhati Selektiflerinin Güçlenişi

Alessia Düzeni ortaya çıkışının üzerinden iki asır geçtikten sonra temellerinden sarsılmaya başlamıştır bile. Öğretilerini sınırları ötesinde kabul ettirmeyi başaramayınca bu sefer yine iç dinamiklerine dönerler. Tarikatın elit mezheplerinden olan Marukhati Selektifleri, tek tanrı inancını güçlendirip Akatosh’un içerisindeki, Auriel etkisini ortadan kaldırmaya çalışır. Onlara göre zamanın tanrısı olan Akatosh, zaman gibi tekil olmalı ve elf etkisinden arındırılmalıdır. Bu amaçla ilk başta yapılan hatayı gidermek için Sanctus Primus yani Baş Kutsalı insani saflığa döndürme ayinlerine başlarlar. Bu amaçla Kule Asası denilen ve fani evreni Mundus’u bir nevi koruyan asayı kullanırlar. Ama asa sekiz parçaya bölünür ve zaman da doğrusal akmak yerine farklı kollara ayrılır. Bu olaya da Zaman Kırılması veya Ejder Kırılması denmektedir.

Zaman Kırılması neticesinde aynı anda farklı zaman akışları meydana gelmiş, bir nevi paralel evrenler oluşmuştur.

Middle Dawn, ya da Türkçesiyle Orta Şafak Çağının, Birinci Çağ 1200’den 2208’e kadar sürdüğü tahmin ediliyor. Bu dönem arasında yaşanan olayların doğruluğu ispatlanamamıştır. Yani o devirden günümüze kadar aktarılan tarihi olaylar hem yaşanmış hem de yaşanmamış olabilir. Marukhati Selektiflerinin amaçlarına ulaşıp ulaşmadığı da aynı şekilde bilinemiyor.

Düzenin ve İmparatorluğun Yıkılışı

Birinci Çağ 2321 tarihinde ise Alessia Tarikatı ve içeriden ele geçirdiği Birinci İmparatorluk kesin olarak yıkılmıştır. 2260 civarlarında Thras adasından ortaya çıkan salyangozumsu Sload ırkı, Tamriel’ın batısına Thras Vebası’nı yayar. Sloadları cezalandırmak için Anvil Kralı Bendu Olo önderliğinde karma ırklardan oluşan bir donanma kurulur. Savaş başarılı olur ve Bendu Olo büyük bir nüfuz ile saygınlık kazanır. Kendi topraklarına döndüğünde ise bu gücünü imparatorluğun baskıcı dini yönetiminden kurtulmak için kullanacaktır. 2321’de çıkan Hakikat Savaşı neticesinde Batı Cyrodiil’in yöneticileri Alessia Düzenini mağlup eder. Böylece iki bin yıllık Birinci İmparatorluk ve onunla beraber Alessia Düzeni de tarihin tozlu sayfalarına gömülür.