Elder Scrolls evreni, epik maceralar, kudretli büyüler ve unutulmaz kahramanlık hikayeleriyle dolu olsa da, aynı zamanda Tamriel kıtasının karanlık yüzünü oluşturan acımasız gerçekleri de barındırır. Bu gerçeklerden belki de en rahatsız edici ve yaygın olanı, kölelik kurumudur. Bu içeriğimizde, Elder Scrolls evrenindeki kölelik olgusunu mercek altına alacak; hangi ırkların bu uygulamayı benimsediğini, kimlerin zincirlere vurulduğunu, köleliğin tarihsel, ekonomik ve sosyal boyutlarını ve bu uygulamanın Tamriel’in dokusunu nasıl şekillendirdiğini inceleyeceğiz.
Amacımız, bu fantastik dünyanın sıklıkla göz ardı edilen veya yüzeysel geçilen bu yönüne daha derinlemesine bir bakış sunmaktır. Ayleidlerin insan zulmünden Dunmerlerin köklü kölelik sistemine, farklı kültürlerin köleliğe yaklaşımlarını ve köleleştirilenlerin yaşadığı trajedileri anlamaya çalışacağız. Unutmamalıyız ki kölelik, Elder Scrolls evreninin sadece bir detayı değil, aynı zamanda pek çok tarihi olayın, kültürel çatışmanın ve ahlaki ikilemin temelini oluşturan önemli bir unsurdur. Hazırsak kırbaçlarımızı kenara koyup konumuza geçebiliriz.
Köleliğin Tanımı
Elder Scrolls evrenindeki köleliği tartışmaya başlamadan önce, kavramın kendisine kısa bir göz atmak faydalı olacaktır. En temel tanımıyla kölelik, bir insanın başka bir insan üzerinde, tıpkı bir eşya gibi, mülkiyet hakkına sahip olması durumudur. Köle sahibi, kölenin emeğini, bedenini ve hatta yaşamını kendi çıkarları doğrultusunda kontrol etme ve kullanma hakkına sahip olduğunu iddia eder. Köleler genellikle temel insan haklarından mahrum bırakılır, özgür iradeleri yok sayılır ve ağır çalışma koşullarına, kötü muameleye ve ailelerinden koparılmaya maruz kalırlar.
Tarih boyunca Mısır’dan Roma’ya, Antik Yunan’dan Amerika kıtasına kadar pek çok farklı kültür ve coğrafyada kölelik kurumu farklı biçimlerde var olmuştur. Savaş esirleri, borçlular, suçlular veya belirli etnik/ırksal gruplar köleleştirilmiştir. Sebepleri ve uygulama biçimleri değişse de, köleliğin özü hep aynı kalmıştır: insanın insan üzerindeki tahakkümü ve sömürüsü. Modern dünyada evrensel olarak kabul edilen insan hakları beyannameleri, köleliği insanlık onuruna aykırı, temel hak ve özgürlükleri ihlal eden bir suç olarak tanımlar. Bu evrensel kınama, Elder Scrolls evrenindeki karakterler veya toplumlar için her zaman geçerli olmasa da, konuyu incelerken bize ahlaki bir perspektif sunması açısından önemlidir.
Köleliği Uygulayan Irklar
Tamriel tarihinde pek çok ırk, kölelik kurumunu farklı biçimlerde ve farklı yoğunluklarda uygulamıştır. Şimdi bu ırklara ve onların kölelik pratiklerine daha yakından bakalım.
Ayleidler
Birinci Çağ’da Cyrodiil’e hükmeden Ayleidler, Tamriel tarihindeki en acımasız köleci toplumlardan biri olarak bilinir. Kadim Aldmer soyundan gelen bu elfler, Cyrodiil’in yerli insan kabilelerini, yani Nedeleri, sistematik olarak boyunduruk altına almış ve onları köleleştirmiştir. Ayleid medeniyetinin görkemli şehirlerinin ve yeraltı komplekslerinin inşasında büyük ölçüde köle emeği kullanılmıştır. Bu zavallı ruhlar madenlerde değerli metalleri çıkarmak, tarlalarda çalışmak, tapınakları ve kuleleri inşa etmek gibi ağır işlerde çalıştırılmışlardır.
Ancak Ayleid köleliği sadece zorla çalıştırmayla sınırlı değildi; aynı zamanda korkunç bir zulüm ve fetiş boyutuna da sahipti. Bazı Ayleid lordlarının köleleri üzerinde “et büyüsü” gibi korkunç deneyler yaptığı, onları sanatsal işkencelerle eğlence aracı olarak kullandığı veya Daedrik Prensler’e kurban ettiği anlatılır. Bu canice muamele, sonunda büyük bir isyana yol açmıştır. Birinci Çağ 242’de Alessia liderliğinde başlayan ve Pelinal Whitestrake gibi figürlerin de katıldığı Köle İsyanı, Ayleid egemenliğine son vermiş ve Cyrodiil’de Birinci İnsan İmparatorluğu’nun kurulmasını sağlamıştır. Bu isyanla birlikte Cyrodiil’deki kitlesel Nede köleliği de büyük ölçüde sona ermiştir. Özgürlüklerine kavuşan Nede halkı, ilk başlarda köleliği uygulamayan Ayleid topluluklarıyla iyi geçinmeye çalışsa da kısa süre sonra bir katliam furyası ile tüm Ayleid soyunu kurutacaktır.
Bugün Cyrodiil’deki Ayleid harabelerini gezerken, bu yapıların temelinde yatan köle emeğini ve acıyı hissetmemek zordur.
Altmerler
Summerset’in Altmerleri, genellikle kendilerini Tamriel’in en medeni ve üstün ırkı olarak görürler. Kölelik, Altmer tarihinde Ayleidlerdeki veya Dunmerlardaki kadar merkezi ve yaygın bir kurum olmamış gibi görünmektedir. Ancak bu, Altmer toplumunda köleliğin veya benzeri uygulamaların hiç var olmadığı anlamına gelmez. Özellikle erken dönemlerde veya Direnni gibi Altmer klanlarının Tamriel ana karasındaki hakimiyetleri sırasında, savaş esirlerinin veya diğer ırkların köleleştirilmiş olması muhtemeldir.
Altmer toplumundaki katı kast sistemi ve sosyal hiyerarşi, bazı açılardan köleliğe benzer unsurlar içerebilir. Toplumun alt katmanlarındaki bireylerin veya “kusurlu” kabul edilenlerin hakları sınırlı olabilir ve ağır işlerde çalıştırılabilirler. Ancak bu durumun, bir bireyin başka bir bireyin “malı” olduğu klasik kölelik tanımına tam olarak uyup uymadığı tartışmalıdır. High Rock bölgesinin hakimi olan Altmer soyuna mensup Direnni sülalesi, yerel insan halkını köle olarak kullandığı söylenir. Lakin Direnniler, Ayleidler gibi zulmetmemiş, aksine insanları daha çok saraylarında ve kalelerinde iş gören alelade bir işçi niyetine kullanmıştır. Tabi zamanla yarı elf yarı insan soyu olan Breton ırkının ortaya çıkışı, bu kölelik tanımının ne kadar zulüm içerdiğini bize sorgulatabilir. Zira Direnni soyluları insan kadınlarını seks partilerinde kullanmış ve doğan piç yavrularının da soyunun çoğalmasıyla zaman içerisinde Breton ırkı peyda olmuştur.
Üçüncü İmparatorluk döneminde, İmparatorluk yasalarının Summerset üzerindeki etkisiyle, eğer varsa bile, kölelik uygulamalarının büyük ölçüde ortadan kalktığı veya yasa dışı hale geldiği düşünülebilir. Zira Üçüncü İmparatorluk, en azından resmiyette, köleliğe karşı bir duruş sergilemiştir. Ancak Dördüncü Çağ’da Thalmor’un yükselişi ve İkinci Aldmeri Dominion’un kurulmasıyla birlikte durum değişmiş olabilir. Thalmor’un ırksal üstünlük ideolojisi ve baskıcı yönetimi göz önüne alındığında, ele geçirdikleri bölgelerde veya kendi topraklarında kölelik benzeri uygulamaları yeniden canlandırmış olmaları, oyunlarda doğrudan kanıtlanmasa da, güçlü bir spekülasyondur.
Dunmerlar
Tamriel’de kölelik denince akla ilk gelen ırk şüphesiz Dunmer ırkıdır. Morrowind topraklarında kölelik, binlerce yıl boyunca Dunmer kültürünün, ekonomisinin ve sosyal yapısının ayrılmaz bir parçası olmuştur. Diğer ırkların aksine Dunmerlar, köleliği sadece bir ekonomik gereklilik olarak değil, aynı zamanda kültürel bir hak ve hatta bazıları için dini bir gelenek olarak görmüşlerdir. Köleleştirdikleri başlıca ırklar ise komşuları olan Argonyalılar ve Khajiitler olmuştur. Bu iki ırk, Dunmerlar tarafından genellikle aşağı görülmüş ve “hayvan” muamelesine maruz kalmıştır.
Köleler, Dunmer toplumunun her alanında kullanılmıştır. Morrowind’in zengin abanoz madenlerinde en tehlikeli ve ağır işleri onlar yapmıştır. Büyük Hanelerin geniş tarım arazilerinde çalıştırılmışlardır. Soylu ailelerin evlerinde hizmetçi, uşak veya cariye olarak kullanılmışlardır. Hatta bazıları gladyatör olarak arenalarda dövüştürülmeye zorlanmıştır. The Elder Scrolls III: Morrowind oyununda, Vvardenfell adasının dört bir yanında köle pazarlarına, köle plantasyonlarına ve kölelerin acınası durumuna tanık olmak mümkündür. Oyuncunun, Twin Lamps gibi kölelik karşıtı örgütlere yardım ederek köleleri özgürleştirmesi gibi görevler, bu karanlık gerçekliği gözler önüne serer.
Morrowind’de kölelik dendiğinde bu konuda nam salan ve bu sayede büyük haneler arasına girmeyi başaran Dres Hanesi akıllara gelir. Hatta hanenin kuruluşu da Birinci Çağ’ın ilk yarısında Thalthil Dres’in başarılı köle baskınıyla gerçekleşir. Dres Hanesi bazen yağma akınlarıyla Black Marsh’ın sürüngen halkını kaçırmış, bazen de aynı bölgede birbirine rakip olan Argonya klanlarını kapıştırarak bizzat Argonyalılardan köle temin etmiştir.
Üçüncü İmparatorluk’un Morrowind’i ilhak etmesiyle birlikte, İmparatorluk yasaları gereği köleliğin kaldırılması yönünde adımlar atılmış, ancak bu süreç oldukça yavaş işlemiş ve Dunmer soylularının direnişiyle karşılaşmıştır. İmparatorluk köleliğin devamı karşılığında Morrowind’in tabiiyetini elde edebilmiştir.
Kral Helseth gibi bazı yöneticiler köleliği resmen yasaklasa da, uygulamanın tamamen ortadan kalkması uzun sürmüştür. Ancak Oblivion Krizi, Kızıl Dağ’ın patlaması ve Argonyalı İstilası gibi Dördüncü Çağ’daki büyük felaketler sonrasında Morrowind’deki merkezi otoritenin zayıflamasıyla köleliğin bazı bölgelerde yeniden canlanmış olması da olasıdır. Argonyalıların, kendilerine asırlarca zulmeden Dunmerlara karşı başlattığı istila, büyük ölçüde bu kölelik geçmişinin bir intikamı niteliğindedir.
Dwemerlar
Tamriel’in gizemli kayıp ırkı Dwemerlar ve onların kölelikle olan ilişkisi tam bir muammadır. Dwemer medeniyetinin teknolojik olarak ne kadar ileri olduğu düşünülürse, iş gücü ihtiyaçlarını büyük ölçüde kendi yarattıkları otomatlarla karşıladıkları bilinmektedir. Bu sofistike makineler, madencilikten savunmaya kadar pek çok alanda kullanılıyordu ve bu durum, Dwemerların diğer ırkları köleleştirmeye ihtiyaç duymamış olabileceği fikrini akla getirir.
Ancak bu, Dwemerların hiç köle kullanmadığı anlamına gelmez. En yaygın teori, Dwemerların yüzeye çıkan ve onlarla temas kuran Kar Elflerini kandırarak veya zorla yeraltındaki şehirlerine getirdikleri ve zamanla onları körleştirip köleleştirdikleridir. Skyrim’deki Falmerların bugünkü durumu, bu teorinin en güçlü dayanağıdır. Eğer bu teori doğruysa, Dwemerlar da kendi çıkarları için başka bir elf ırkını acımasızca köleleştiren bir toplum olarak görülebilir. Ancak Dwemerların ani ve gizemli yok oluşu nedeniyle bu konudaki kesin kanıtlar sınırlıdır ve büyük ölçüde spekülasyona dayanır.
Skyrim Ejder Rahipleri
Merethic ve Birinci Çağ’ın başlarında Skyrim’e hükmeden Ejder Tarikatı döneminde, güçlü Ejder Rahipleri ve onların efendileri olan ejderhalar, insan nüfusu üzerinde mutlak bir otorite kurmuşlardı. İnsanlar, bu güçlü yöneticilere tapınmak, onlar için devasa tapınaklarla mezarlar inşa etmek ve onların her türlü emrine itaat etmek zorundaydılar.
Bu durum, klasik anlamda bir “mülkiyet” ilişkisi içermediği için tam olarak kölelik sayılır mı tartışmalıdır. Daha çok, teokratik bir diktatörlük altında yaşayan, özgür iradeleri büyük ölçüde kısıtlanmış ve zoraki hizmete mecbur bırakılmış bir halktan bahsedilebilir. Ancak sonuç itibarıyla, Ejder Rahiplerinin yönetimi altındaki Nordlar özgür değildi ve hayatları büyük ölçüde rahiplerin ve ejderhaların insafına kalmıştı. Bu zoraki hizmet ve itaat durumu, köleliğin bazı temel özelliklerini taşımaktadır. Ejder Savaşı ile bu kültün yıkılması, Skyrim’deki insanların özgürlüklerini kazanmalarını sağlamıştır.
Köleliğin Ekonomik ve Sosyal Boyutları
Kölelik, uygulandığı toplumlarda sadece bir sosyal olgu değil, aynı zamanda ekonomik sistemin de temel bir parçası olmuştur. Özellikle Dunmerların Morrowind’inde bu durum çok belirgindir. Morrowind’in en değerli doğal kaynağı olan abanoz madenlerinin işletilmesi, büyük ölçüde Argonyalı ve Khajiit köle emeğine dayanıyordu. Bu ucuz veya bedava iş gücü, Büyük Hanelerin ve Dunmer ekonomisinin zenginleşmesinde kritik bir rol oynamıştır. Köle emeği olmadan, bu madenlerin işletilmesi veya geniş tarım arazilerinin ekilip biçilmesi çok daha maliyetli ve zor olurdu.
Sosyal açıdan kölelik, toplumdaki güç dengelerini ve statüyü belirleyen önemli bir faktördü. Dunmer toplumunda, çok sayıda köleye sahip olmak, bir soylu ailenin zenginliğinin ve sosyal prestijinin bir göstergesiydi. Köle sahipliği, sadece ekonomik bir yatırım değil, aynı zamanda bir statü sembolüydü. Bu durum, köleliğin kaldırılmasına yönelik çabalara karşı soylu sınıfın neden bu kadar direndiğini de açıklar.
Kölelik aynı zamanda bölgeler arası ticaretin de bir parçasıydı. Özellikle Morrowind’e komşu olan Black Marsh ve Elsweyr topraklarından kaçırılan veya satın alınan Argonyalılar ile Khajiitler, Dunmer köle tüccarları için önemli bir gelir kaynağıydı. Bu durum, bölgeler arasında sürekli bir gerilime ve düşmanlığa yol açmıştır.
Köleleştirilen Irkların Perspektifi
Kölelik tarihini incelerken, madalyonun diğer yüzünü, yani köleleştirilen ırkların yaşadıklarını da anlamak gerekir. Argonyalılar, belki de Tamriel tarihinde köleliği en ağır şekilde yaşayan ırklardan biridir. Binlerce yıl boyunca Dunmerler tarafından avlanmış, kaçırılmış ve Morrowind’e getirilerek en kötü koşullarda çalıştırılmışlardır. Bu durum, Argonyalı kültüründe derin yaralar açmış, onları daha içine kapanık ve dış dünyaya karşı güvensiz yapmıştır. Ancak Argonyalılar hiçbir zaman pasif kurbanlar olmamışlardır; tarih boyunca Dunmerlara karşı pek çok isyan girişiminde bulunmuşlar ve fırsat buldukça özgürlükleri için savaşmışlardır. Dördüncü Çağ’daki Argonyalı İstilası, bu birikmiş öfkenin ve özgürlük arzusunun bir patlamasıdır. Morrowind oyununda karşılaştığımız kaçak köleler veya özgürlüklerine yeni kavuşmuş Argonyalıların hikayeleri, yaşadıkları travmayı ve umutlarını bir nebze olsun yansıtır.
Khajiitler de Dunmer köleliğinin kurbanlarından olmuşlardır. Özellikle ticaret yolları üzerinde veya Elsweyr sınırına yakın bölgelerde Dunmer köle avcıları tarafından yakalanmışlardır. Farklı kültürleri ve bağımsız ruhlarıyla bilinen Khajiitler için kölelik, hem fiziksel hem de ruhsal bir yıkım anlamına geliyordu. Morrowind’deki veya diğer bölgelerdeki köle pazarlarında satılan Khajiitler, genellikle ev hizmetlerinde veya daha az tehlikeli işlerde kullanılsa da, özgürlüklerinden mahrum kalmanın acısını derinden hissetmişlerdir.
Köleleştirilen bireyler için bu deneyim, sadece fiziksel zorluklar anlamına gelmiyordu. Ailelerinden koparılma, kültürlerinden uzaklaştırılma, sürekli aşağılanma ve kötü muamele görme gibi durumlar, derin psikolojik travmalara ve kimlik kaybına yol açıyordu. Oyunlardaki anlatımlar bu derinliği tam olarak yansıtamasa da, köle karakterlerle yapılan diyaloglar veya okunan notlar, bu acı gerçekliğe dair ipuçları sunar.
Peki kölelikten kurtulup sosyal hiyerarşide yükselenler yok muydu? Tabi ki de vardı. Morrowindli Telvanni Hanesi’nin bir Argonyalı kölesi, Elder Scrolls Online’daki karakterimizin yardımları sayesinde önce zincirlerini kırmış, ardından Telvanni büyücüleri arasında saygın bir konuma yükselebilmiştir.
Farklı Kölelik Biçimlerinin Karşılaştırılması
Elder Scrolls evrenindeki kölelik uygulamaları tek tip değildir. Ayleidlerin köleliği, daha çok kitlesel bir zorla çalıştırma ve devlet kontrolündeki bir sömürü sistemiydi denebilir. Amaçları, medeniyetlerini inşa etmek ve güçlerini pekiştirmekti ve bu sistem büyük bir isyanla çöktü. Dunmerların köleliği ise daha çok bireysel mülkiyete dayalı, kültürel normlar ve ekonomik çıkarlarla iç içe geçmiş, daha uzun ömürlü bir kurumdu. Köleler, sadece iş gücü değil, aynı zamanda bir statü sembolü ve ticari bir metaydı.
Altmer toplumundaki potansiyel uygulamalar ise daha çok katı bir sınıf sistemi veya sosyal dışlama şeklinde tezahür etmiş olabilir; bu doğrudan mülkiyet ilişkisine dayalı kölelikten farklıdır. Ejder Rahiplerinin yönetimi altındaki zoraki hizmet ise, daha çok dini bir otoriteye dayalı, mutlak bir itaat ilişkisiydi ve klasik kölelikten ziyade teokratik bir baskı rejimi olarak tanımlanabilir. Bu farklılıklar, Tamriel’deki her kültürün köleliğe kendi tarihsel ve kültürel bağlamında yaklaştığını göstermektedir.
Kırbacın Sonu
Elder Scrolls evreni, büyülü manzaraları ve kahramanlık destanlarının yanı sıra, kölelik gibi karanlık ve rahatsız edici gerçekleri de barındıran karmaşık bir dünyadır. Gördüğümüz gibi kölelik, Tamriel tarihinde tek bir olgu olmaktan ziyade, Ayleidlerden Dunmerlara, farklı ırklar tarafından farklı biçimlerde ve farklı motivasyonlarla uygulanmış yaygın bir kurumdur. Bu uygulama, sadece köleleştirilen ırklar için değil, aynı zamanda köleci toplumların ekonomileri, sosyal yapıları ve ahlaki değerleri üzerinde de derin izler bırakmıştır.
Kölelik, savaşların çıkmasına (Alessia İsyanı, Argonyalı İstilası), kültürlerin değişmesine ve Tamriel’in siyasi haritasının şekillenmesine neden olmuştur. Bu fantastik dünyanın tarihsel ve kültürel gelişimini anlamak için kölelik olgusunu göz ardı etmek mümkün değildir. Köleleştirilenlerin yaşadığı acılar ve özgürlük mücadeleleri, bu dünyanın sadece görkemden ibaret olmadığını, aynı zamanda büyük trajedilere de sahne olduğunu hatırlatır. Morrowind’in boğucu havasında dizlerine kadar suya batmış halde pirinç tarlasında çalışan Argonyalıların sırtında şaklayan her bir kırbacın sesi, hayatın sadece hanlarda söylenen epik şarkılardan ibaret olmadığını bize hatırlatır.