Ormanın Çocukları: Bosmer Kültürü ve Ahlak Bilgisi

Maymun ağaçtan neden düşmüş? Çünkü ölmüş… Kuzgunun hangi tarafında daha çok tüy vardır? Dış tarafında… Tüy kadar hafif olan ama uzun süre tutulamayan şey nedir? Nefes… Arılar niye vızıldar? Çünkü konuşamazlar… Pirana dolu bir gölde teknenin batmak üzere olduğunu hayal et. Nasıl hayatta kalırsın? Hayal etmeyi bırakarak…

Bosmer, yani Orman Elfleri, Elder Scrolls evrenindeki en benzersiz ve ilgi çekici ırklardan biridir. Yoğun, ilkel Valenwood ormanlarında yaşayan bu halkın toplumu, kültürü ve dini doğa ile iç içedir. Altmer ve Dunmer kuzenlerinden farklı olarak, Bosmer çevrelerine olağanüstü bir şekilde uyum sağlamış ve vahşi doğayla mükemmel bir uyum içinde yaşayan bir medeniyet kurmuştur. Gelenekleri, sıkı dini inançları ve karmaşık sosyal yapıları, onları Tamriel’in en mistik halklarından biri yapar.

Yaşam Tarzları

Bosmer kültürü hayatta kalma, uyum sağlama ve doğayla bütünleşme üzerine kuruludur. Valenwood’un sık ormanları yaşam tarzlarını belirler ve onları olağanüstü avcılar, okçular ve iz sürücüler olarak şekillendirir. Diğer pek çok ırkın aksine, büyük ölçekli tarım veya hayvancılıkla uğraşmazlar, bunun yerine avcılık ve toplayıcılıkla karınlarını doyururlar. Bunun yegane sebebi de, tanrıları Yffre ile yaratılışlarında yaptıkları anlaşmadır.

Yaratılış ve Yffre

Ooze, yani balçık hikayesi, Bosmerlara çocukluklarında anlatılan bir masaldır ve halkın nasıl yaratıldığına dair bilgiler içerir. Çok eskiden şekilsizlikten başka bir şey yokmuş. Toprağın şekli yoktu, ağaçlar sertleşip kabuk bağlayamıyordu ve Elflerin de kendileri şekilden şekle giriyordu. Bu düzensizliğe Balçık denirdi. Ama Yffre balçığı aldı ve ona emretti. Önce yeşilden, ormandan ev içindeki bitki yaşamından bahsetti. Yeşil’e kendini istediği gibi şekillendirme gücü verdi, çünkü bu onun ilk masalıydı. Elfler ise Yffre’nin ikinci masalıydı. Yffre hikâyeyi anlattıkça, Elfler bugün sahip oldukları şekli aldılar. Yffre onlara hikaye anlatma gücü verdi ama onları kendilerini ya da Yeşil’i şekillendirmeye çalışmamaları konusunda uyardı. Şekil değiştirmek ve ormanı yok etmek yasaktı. Bunun yerine Yffre, Orman Elflerini Yeşile emanet etti, böylece Yeşilden kendilerine barınak ve güvenli bir şekilde gezinmelerini sağlamasını isteyebileceklerdi. Yeşile saygı duydukları sürece Yeşil de onlara itaat edecekti. Buna Yeşil Pakt ya da Green Pact dendi. Son olarak Yffre, karada dolanan, nehirlerde yüzen ve havada uçan tüm hayvanları anlattı. Yffre bunları Orman Elflerine besin olarak verdi. Bitki yemeyecekler, sadece et tüketeceklerdi. Yffre ayrıca başka bir Orman Elfi tarafından vurulan hiçbir Orman Elfinin toprağa gömülmesine izin verilmemesini, bunun yerine hayvanlar gibi tüketilmelerini söyledi.

Hikâyeler anlatıldığında, Yffre onların hoş bir şekle sahip olduğunu gördü, ancak Balçık’ın bir kısmı kaldı. Yffre o zaman son bir masal anlattı ve Balçığa bir amaç verdi. Şekil değiştirerek ya da Yeşil’e zarar vererek Yeşil Pakt’ı ihlal eden herhangi bir Orman Elfi, Balçık’ın şekilsizliğine geri dönmeye mahkum edilecekti. İsimleri Yffre’nin anlattığı hikâyeden silinecek ve yerlerine sessizlik gelecekti. Böylece Bosmer ırkı Yffre tarafından yaratılmış oldu. Onun emirlerine uymayanların varlığı da hikayeden yani hafızalardan silinecektir.

Wild Hunt

Bosmer inancının en korkulan ve gizemli yönlerinden biri de düşmanlarını yok etmek için canavarımsı hayvanlara dönüşmelerini sağlayan Wild Hund ritüelidir. Bu ritüel sadece savaş veya siyasi karışıklık zamanları gibi Bosmer halkının geleceğinin ve düzeninin risk altına girdiği durumlarda yapılır. Dönüşüm geçirenler tüm bireysel duygularını yitirir ve durdurulamaz bir yıkıcı güce sahip olurlar. Düşmanlarını parçalayıp yok eden Bosmer yaratıkları daha sonra birbirine saldırır ve kendi kendisini yok eder. Bir kere dönüşüm geçiren Bosmer için artık geri dönüş yoktur.

Bu dönüşüm de Yffre’nin getirdiği düzenden önceki kaosa dönüştür. Dolayısıyla Bosmer halkı bu ritüeli konuşmayı doğru bulmaz. Ayrıca Wild Hunt’ı basit bir kurtadamlığa dönüşmek ile karıştırmamak gerekir. Kurtadamların formu adından da anlaşılacağı üzere kurt ve insan formlarının birleşmiş halidir. Wild Hunt’ta ise bireyin neye dönüşeceği belirsizdir. Geyik kafalı, kurt bacaklı, ağaç gövdeli bir yaratığa bile dönüşebilirler. Bu yüzden dönüştükleri yaratıklara isim vermek neredeyse imkansızdır. Yffre düzen getirdiğinde balçıktan canlılar yaratıp bunlara bir şekil ve bu şekillere isim vermişti. Wild Huntta ise şekilsizliğe ve isimsizliğe dönülür.

Tarihte kayda geçen üç tane Wild Hunt vakası olmuştur. Bunların ilki ve en bilineni Alessia Öğretilerine sıkı sıkıya bağlı olan Skyrim Kralı Borgas’ın Valenwood’a Birinci İmparatorluk ile ortaklaşa gerçekleştirdiği tabiri caizse haçlı seferi sırasında yaşanır. Bu savaşta Borgas öldürülür ve Skyrim elli yıl sürecek olan bir veraset mücadelesine sürüklenir.

İkinci dönüşüm ise İkinci Çağın sonlarında gerçekleşir ve hakkında detaylı bilgi bulunmuyor.

Üçüncü ve son büyük çaplı Wild Hunt ise Üçüncü Çağ 397’de Khajiit birliklerinin Vindisi adındaki Bosmer köyüne saldırmaları sonucu gerçekleşmiştir.

Yeşil Pakt

Yeşil Pakt sadece dini kurallar bütünü değil, aynı zamanda Bosmer varlığının her yönünü yöneten bir yaşam biçimidir. Bosmerler Pakt’a bağlı kalarak kendileri ve orman arasında kutsal bir denge sağladıklarına inanırlar. Anlaşmayı bozmanın sadece ilahi gazabı değil, aynı zamanda tüm soylarının lanetlenmesine sebep olduğu da söylenir. Bazı Bosmer klanları Pakt’a karşı gelen kişilerin hikâyelerini anlatır; bu kişiler balçıktan çarpık iğrençliklere dönüşmüş ya da ormanda sonsuza dek kaybolmuştur.

Pakt Valenwood’un bitki yaşamına zarar vermeyi yasaklasa da, Bosmerlar bu sınırlamayı aşmanın yollarını bulmuştur. Bazıları ağaçları doğal yapılara dönüştürmek için büyü kullanırken, diğerleri ahşap ürünler elde etmek için yabancılarla ticaret yaparak ihtiyaçlarını giderir. Buna ek olarak, Bosmer zanaatkârları avladıkları hayvanların kemik, kas ve sinirlerinden aletler ve silahlar üretir. Topraktan yetişen canlılara zarar vermek, kesmek, dalından dahi koparmak yasaktır. Fakat örneğin dalından düşen bir meyve veya dal parçası kullanılabilir. Öte yandan başka ırkların kestiği odunları da kullanmak serbesttir.

Katı kurallarına rağmen Yeşil Pakt’a Bosmer klanları arasında farklı şekilde biat edildiği de görülür. Yabancılarla daha haşır neşir olunan şehirlerde yaşayan Bosmerlar paktın bütün kurallarına riayet etmez. Ormanın derinliklerinde ve gözden uzak yerlerde yaşayan klanlar ise kurallara sıkı sıkıya bağlıdır. Kuralların uygulanmasındaki en büyük fark ise et kanununda görülür. Peki nedir bu et kanunu?

Et Kanunu

Yeşil Pakt’in bitkisel beslenmeyi yasaklayıp sadece etçil beslenmeyi teşvik ettiğinden bahsetmiştim. Bu beslenme içerisine yamyamlık da giriyor. Şöyle ki, ölen Bosmerların cesedinin üç günü geçmemek şartıyla yakınları ve tanıdıkları tarafından tüketilmesi emredilir. Böylece ölen kişi tırnak içinde ziyan edilmemiş olur. Yamyamlık meselesi diğer ırklar tarafından yanlış anlaşılmaya teşne bir mesele. Zira buradaki amaç, kendi eceliyle ölen kişinin cesedini toprağa defnedip çürümeye terk etmemektir. Sırf elf veya insan eti yeme amacıyla cinayet işlenmesi emredilmez. Dolayısıyla saldırgan değil pasif yamyamlık var denebilir.

Lakin bu kanun bütün Bosmerlar arasında yaygın bir şekilde uygulanmıyor. Daha medeni olduğunu iddia eden şehirliler bu kuralı artık terk etmiş durumda. Sadece ilkel yaşam biçimini sürdürüp ormanın derinliklerinde yaşayanlar uyguluyor.

Bosmer mutfağında Unthrappa adı verilen yemeğin ise kültürel mirası büyüktür. Bol yağlı ve löp etten yapılan bu yemek size servis edildiğinde ağzınızdan sular akarak yemeyi düşünebilirsiniz; bu hayatınızın hatası olur. Zira bu kefaret yemeğidir. Bir Bosmer başka biriyle kefil aracılığıyla anlaşma yaptığında eğer anlaşma karambole gelirse, kefil olan kişiyi öldürüp ondan yahni yapar ve anlaşmayı bozan kişiye hediye eder. Anlaşmayı bozan ve olaydan habersiz vatandaş da büyük bir afiyetle yemeği yer. Kefil genelde anne veya eş gibi yakın bir aile ferdi olur. Bu konuya dair enteresan bir hikayeyi Ateşte Dans kitabında okuyabilirsiniz. Özetle ya Bosmerlara kefil olmayın ya da size Unthrappa servis edildiğinde yemeyin.

Bosmer Mimarisi

Ağaç kesmeyen taş kırmayan Bosmerlar evlerini ve şehirlerini nasıl inşa ediyor? Cevabı gayet basit, doğayı şekillendirerek. Yffre tarafından kendilerine bahşedilen özel bir güç sayesinde tohumdan itibaren bir ağacı hızlıca büyütüp ihtiyaçlarına göre şekil verebiliyorlar. Köprüler, evler hatta saraylar dahi inşa edebiliyorlar. Bu işi yapan mimarlara da Greenspeaker deniyor. Greenspeakerlar özel bir tohum kullanarak sıfırdan orman oluşturup bu ormanı bir yerleşim birimine dönüştürebilir. Binalar dışında sandalye, masa ve kaşık gibi ufak ev aletlerini dahi topraktan yetiştirme güçleri var.

Elden Root ve Falinesti ağaç şehirleri Bosmer mimarisinin zirve noktası sayılır. Elden Root tek parça devasa bir meşe ağaç şehridir. Falinesti de meşe ağaç şehridir ama bir farkla, bu şehir hareket etmektedir. Yılın belli mevsimlerinde ağaç harekete geçip yer değiştirebilme özelliğine sahiptir.

Şehrin zeminindeki yollar Bosmer olmayan ırkların, şehrin üstündeki dallardan meydana gelen yollar ise Bosmerların kullanımındadır. Bosmerlar ağaçları öyle dokur ki, yapraklar sıklaşıp havada patikalar oluşturur. Şehrin üst kısmında yaşayanlar hayvan atıklarını ve kullanmadıkları malzemeleri aşağı atar. Alt tabakada biriken bu malzemeler de Greenspeakerlar tarafından değerlendirilir. Böylece tam manasıyla hiç bir şey ziyan olmaz.

Gece vakti ise ağaç gövdesinde büyüyen fosforlu mantarlar, çiçekleri saran ateşböcekleri ve ışık saçan çiçekler sayesinde ateş yakmaya gerek kalmadan gecenin karanlığı aydınlanmış olur.

Son olarak Greenspeakerların rahip veya din adamı olmadığı notunu da düşelim. Her ne kadar toplu ayinlerle doğaya şekil verseler de yaptıkları şey dini bir amaç taşımaz. Çünkü din işleri Spinner adı verilen topluluğun görevidir. O zaman şimdi de Spinnerlar konusuna geçelim.

Rahip Spinnerlar

Spinnerlar yada kaba çevirisiyle örücüler, Yffre’nin hikaye anlatısını devam ettiren kişilerdir. Rahip olmalarının yanı sıra aynı zamanda birer tarihçi de sayılırlar. Gelenekleri, yasaları, yaşanan olayları bir nakkaş gibi desenle işleyip hikaye haline getirirler ve sözlü gelenekle nesilden nesle aktarırlar.

Spinnerlar anıları ve tarihi manipüle edebilir, hatta bazen hikâye anlatımlarıyla bir kişinin geçmişini değiştirebilirler. Bosmer kültürünün korunmasında, karmaşık sözlü gelenekler yoluyla bilginin aktarılmasında ve Yffre’nin kutsal hikâyelerinin sürdürülmesinde önemli bir rol oynarlar. Kişinin geçmişini değiştirme meselesinde dikkatli olmak lazım zira yaşanan olayları farklı bir şekilde anlatarak geçmişi değiştiriyor da olabilirler. Tabi ormanı şekillendirebilen bu halkın derin zihinlerinin geçmiş ve gelecekte oynama yapabileceği ihtimalini de tamamen göz ardı etmemek lazım!

Wilderking

Yffre her ne kadar baş tanrı olsa da bazı bölgelerin kendi yöresel tanrıları ya da tanrımsı ruhları da bulunuyor. Bunun en değişik örneklerinden biri Valenwood’un güneybatı kıyısındaki Greenshade Bosmerlarının hürmet gösterdiği Wilderking.

Wilderking’in varlığı kimilerine göre şaibelidir. Kendisi Greenshade ormanlarının derinliklerinde kimseye gözükmeden varlığını sürdürür. Esasında bu varlık fanidir. Bir Wilderking’in vadesi dolduğunda, doğa ile yüksek bağı olan bir Bosmer yeni Wilderking olmak için mevcut Wilderking’ın yerine gelir. Kabuk bağlayarak kendi benliğini unutur ve yeni Wilderking olur. Artık o yeni bir varlıktır, geçmişte yaptıkları ve ismi unutulmuştur. Tarih içerisinde kimlerin Wilderking olduğu ise bilinmiyor, ama ilk ortaya çıkışına dair bir masal anlatılır. Bu masal da şöyledir:

“Summerset adasında toprağı şekillendirme gücüne sahip bir High Elf çocuk olan Ostion, yeteneğini fetih için bir araç olarak gören güçlü insanlar tarafından keşfedildi. Onu büyük bir şehir inşa etmesi için Valenwood’a gönderdiler, ancak vahşi topraklar onun emirlerine direndi. Ostion ve Valenwood arasında şiddetli bir mücadele başladı ve çatışmalarında etraflarındaki insanları görmezden geldiler. Nazik bir inşaatçı olan Sumiril de dahil olmak üzere pek çok kişi yaralandı ya da öldürüldü. Yaptıklarının farkına varan Ostion, Sumiril’i canlandırması için toprağa yalvardı. Valenwood ilk kez onu dinledi ve o anda Ostion ve toprak bir oldu; Sumiril’in ilk yarattıklarıyla birlikte Wilderking’i oluşturdular.”

Camoran Hanedanı

Yeşil Pakt Bosmerların şeriatı olup günlük yaşamlarını belirler ama bunun yanı sıra elbette bir siyasi organizasyon da söz konusu sayılır. Bosmerlar klanlar halinde ve klanlar de Camoran Hanedanı çatısı altında gevşek bir şekilde organize olmuştur. Camoranların klanlar üzerinde katı yetkisi bulunmaz. Camoranların hükmü ise yazılı tarihin başlangıcına kadar gider, yani Birinci Çağ 1 senesi Bosmer kralı Eplear’ın klanları kendine bağlamasıyla milat kabul edilir.

Klanların kendi lideri bulunur ve kendi geleneklerine göre yönetilirler. Çoğu klanda anasoyluluk vardır, yani soy anneden geçer. Klanların üst çatısı olan kabile yani Camoran Hanedanı yani kral, Valenwood’un politik önderidir. Bunda ise anasoyluluk geçerli değildir.

Silvenar ve Green Lady

Camoranların haricinde Valenwood halkının dini önderi sayılan iki figür daha bulunur, bunlar Silvenar ve Green Lady’dir. Silvenar Bosmerların ruhani ve duygusal yönlerini temsil eder, yabancı ırklarla diplomatik ilişkileri yürütür. Bu özelliği nedeniyle İmparatorluk elçileri tarafından dış işleri bakanı gibi algılanır. Green Lady ise Bosmerların tutkularını ve vahşi taraflarını temsil eder. Kendi ormanlarının fiziksel koruyucusu olarak hareket eden bir savaşçı figürüdür. Birlikte, Bosmerler ve ormanın kendisi arasındaki uyumu simgeleyen kutsal bir bağ oluştururlar. Silvenar genelde erkek olurken Green Lady ise dişidir.

Silvenar, Green Lady ve Camoranların kralı. Bu üçlüyü duyduğunuzda Bosmerlar arasında siyasi çekişme olduğunu düşünebilirsiniz ancak durum tam tersidir. Üç lider halklarını bir harmoni içerisinde yönetir.

Klan Gelenekleri

Bosmer klanları birbirlerine spor ve eğlence amaçlı saldırılar düzenlerler. Bunda amaç avcılık yeteneklerini geliştirmek ve kendilerini ispat etmektir. Saldırılar Bosmer usulüne uygun yapılır. Yani kılıç ve mızraklarla bağırsaklar deşilmez, aksine sinsice klan toprağına sızılıp adam kaçırılır veya hırsızlık yapılır. Görünmeden ve fark edilmeden yapılan saldırılar başarılı olmuş sayılır ki amaç da budur. Daha sonra kaçırılan kişi veya eşya için fidye talep edilir. Nadiren de olsa ölümlü saldırılar da gerçekleşebilmektedir.

Bosmerların Diğer Halklarla Münasebetleri

Orman elfleri mizacı gereği biraz çocuksu biraz da gönlü geniştir. Kendi aralarında bolca espriler yaparlar ve neredeyse kin tutmazlar. Fakat bu onların gevşek bir halk olduğu anlamına gelmez. Bilakis son derece disiplinli ve düzenlidirler. Orman halkının neşesi ve rahatlığı disiplinden gelir. Her bir böceğin, hayvanın veya durumun belli bir tasarımı vardır. Köprülerini hatta pipolarını bile önceden belirlenmiş bu tasarımlara göre dizayn ederler. Yeni varyasyonlara ve icatlara da bu kültürde kolay kolay yer verilmez. Her şey belli bir düzen ve disiplin içerisinde icra edildiği sürece son derece rahattırlar. Bunun sebebi de esasında Bosmer halkının yaratılış hikayesinde yatmaktadır. Daha önce bahsettiğim gibi Ooze, yani hayat ilk yaratıldığında karmaşadan ibaretti. Ama Yffre bu karmaşaya bir şekil verdi. Yani bir disiplin ve düzen getirmiş oldu. Kuvvetle muhtemel günlük yaşantılarındaki bu düzene bağlılık da inançları sayesinde bilinç altına işlendi.

Bosmerlar arasında ırkçılık neredeyse yoktur. Valenwood içerisinde onların kurallarına saygı gösterdiğiniz sürece var olabilirsiniz. İkinci İmparatorluğun Valenwood’un batı kıyısına inşa ettiği liman şehri sayesinde bölgede Bosmer olmayanlarla ilişkiler ve ticaret gelişmiştir.